PODGORICA KONGRE VE FUAR MERKEZİ
- Bağlam
Podgorica, Adriyatik kıyısındaki küçük bir Balkan başkenti olarak, zaman içinde farklı kültürlerin ve planlama anlayışlarının izlerini taşıyan çok katmanlı bir yapıya sahiptir. Moraca Nehri etrafında gelişen ilk çekirdeği, günümüzde hem yerel dokuların hem de modern planlı kentleşme örneklerinin bir aradalığına sahne olur. Kentsel dokunun merkezden çepere doğru değişen yapısı, doğal, kültürel ve mekânsal geçişlilikler sunar. Şehir merkezinde gridal yapıda iç avlulu yapı blokları hakimken; çeperlere doğru iki katlı, beşik çatılı konutlar ve sanayi-ticaret işlevli yapılar görülür.
Yarışma alanı bu dönüşümün eşiğinde, kentin çeperinde, artık şehir dokusunun sona erdiği bir noktada yer almaktadır. Parselin kuzeyinde rekreatif kullanımlar; batı ve güneyinde üretim yapıları (fabrika ve depo alanları); doğusunda ise hâlihazırda yapılaşmamış gelişme alanları bulunmaktadır. Yarışma alanının batısında, şehrin kuzeydoğu-güneybatı istikametinde ana omurgasını oluşturan Charles de Gaulle Bulvarı yer alır. Bu bulvar, Podgorica’yı çevredeki Tuzi, Danilovgrad, Budva, Kotor ve Cetinje gibi kentlerle bağlayan en önemli taşıma aksıdır. Yarışma alanı, bu bulvara dik üç farklı yol ile sınırlanmış olup, ulaşım altyapısının çeşitliliği ve açıklığı sayesinde servis organizasyonu açısından önemli potansiyellere sahiptir.
Tasarım sürecinde alandaki mevcut ağaç dokusu korunmuş, bu doku kuzeydeki yeşil kuşak ve şehitlik anıtı ile ilişkilendirilerek projenin açık alan organizasyonu ile bütünleştirilmiştir. Bu yaklaşımla yapı kütlesi parselin uzun kenarına yaslanmış, açık alanlarla güçlü ilişkiler kurması sağlanmıştır. Aynı zamanda bu konum, Charles de Gaulle Bulvarı üzerinden algılanabilirliği artırmış, arka yoldan servis ve otopark girişlerini mümkün kılmıştır. Yapıya erişimin rekreasyon alanı yönündeki yoldan sağlanacağı öngörüsüyle yapı bu cepheden geriye çekilerek hem tanımlı bir giriş alanı hem de kamusal bir karşılaşma bölgesi oluşturulmuştur.
- Tasarım Yaklaşımı
Her tasarım, kendi bağlamsal ve fiziksel koşullarından doğar. Bazen bu sürecin çıkış noktası mekânın iklimsel verileri, bazen çevresel dokusu, bazen de tek bir ağaç olur. Yerin ruhu, tasarımcıya sözcüklerden çok daha doğrudan bir biçimde neyin mümkün, neyin gerekli olduğunu sezdirir. Bu yarışmada ise, bağlam kadar programın içerdiği mekânsal gereksinimler ve yapılaşma koşulları da belirleyici oldu.
Yapı programı kapsamında çok amaçlı salon, kongre salonu, giriş fuayesi, ticari birimler ve servis alanlarının her birinin zeminle doğrudan ilişkili olması, ideal bir senaryo olarak değerlendirildi. Ancak zemin için öngörülen maksimum 8.900 m²’lik taban alanı sınırı, bu programın bütüncül biçimde zemin düzleminde çözümlenmesini imkânsız kıldı. Bu durum, tasarım sürecinde önemli bir eşik oluşturdu ve organizasyonel kararların kesit düzleminde yeniden ele alınmasına neden oldu.
Bu bağlamda, programın kamusallığı yüksek birimleri —çok amaçlı salon, fuaye, ticari alanlar— zemin katta çözülürken, kongre salonu bir üst kota taşındı. Kongre salonu ile çok amaçlı salon, kesit düzleminde mekânsal ve görsel bir bağ kuracak şekilde, gerektiğinde teleskopik tribünler aracılığıyla tek bir mekan olarak çalışabilecek şekilde konumlandırıldı. Böylece her iki salon ayrı ayrı işlemlere olanak tanırken gerektiğinde birleşerek bütüncül bir mekânsal deneyim sunabilecek bir organizasyon elde edildi.
Yapı kütlesi içerisinde oluşturulan boşluk sayesinde, kamusal alan yapının içerisine doğru sürdürüldü. Oluşan iç boşluk, çok amaçlı salon ve kongre salonu fonksiyonlarının girişlerini birbirinden ayırırken, iç mekânları doğal ışık yönünden zenginleştiren bir avluya dönüştü. Bu avlu, kullanıcıyı karşılayan, yönlendiren, buluşturan bir mekânsal arayüz olarak tasarlandı; girişler, açık alanlar ve ticari birimlerle etkileşim kuracak biçimde konumlandırıldı.
Tesisin yalnızca etkinlik zamanlarında değil, gündelik kent yaşamında da kullanılabilmesi amacıyla ticari birimler, yapının zemin katında kentle bütünleşebilecek şekilde yerleştirildi. Bu birimler, yapının altındaki saçak altında, parçalı bir dille tasarlanarak hem yapı içinden hem de dışarıdan erişilebilecek biçimde kurgulandı. Kentle kurduğu ilişki sayesinde bu birimler, yapı kütlesini insan ölçeğine yaklaştıran bir etki üretir.
Üzerlerinde yer alan saçak, hem yağmur, güneş gibi iklim koşullarına karşı koruma sağlar hem de ticari birimlerin önünde yarı açık mekânlar oluşturarak kamusal süreklilik yaratır. Avludaki basamaklardan erişilen üst terastan başlayarak yapı girişine doğru yükselen saçak, giriş ve iç avlu vurgusunu artırır. Bu saçak, kongre salonu terasıyla birleştiği noktada, etkinlik çıkışları ya da acil tahliye senaryolarında kullanıcıları açık alana yönlendiren bir rampa işlevi de üstlenir.
Yapı formunun biçimlenmesinde yalnızca program değil, bulunduğu bölgenin endüstriyel karakteri de etkili olmuştur. Bu karakterle ilişki kurabilecek bir çatı örtüsü önerilmiş, örtü formu hem iklimsel veriler hem de salonların dolaylı aydınlatılması amacıyla kuzeye yönlenen çatı pencereleriyle rasyonelleştirilmiştir. Malzeme seçiminde de bu bağlam korunmuş, çatıdan cepheye devam eden kenetli metal kaplama kullanılmış; zeminle ilişkili yüzeylerde ise geçirgenlik ve şeffaflık ön plana çıkarılmıştır.
- Mekânsal Organizasyon
Mekânsal organizasyon, hem kamusal bir odak oluşturmak hem de zemin kotundaki çok amaçlı salon ile üst kotta yer alan kongre salonunun eş zamanlı ve gerektiğinde bütünleşebilen bir düzende işlemesini sağlamak üzere kurgulandı. Her iki salon, ayrı ayrı kullanılabildiği gibi teleskopik tribünler yardımıyla birbirine bağlanarak bütüncül bir mekâna da dönüşebiliyor.
Servis organizasyonu da mekânsal çözümün başat bileşenlerinden biri oldu. Fuar salonuna, fuar zamanlarında tır ve kamyon gibi araçlarla yapılacak malzeme girişlerinin kesintisiz işlemesi kritik bir ihtiyaçtı. Aynı zamanda iki farklı kotta yer alan salonlara ortak hizmet verecek bir mutfak çözümüne ihtiyaç vardı. Bu bağlamda servis girişleri, parselin arka yolundan sağlandı ve servis araçları yapının kapalı otoparkına indirilmeksizin açık alanda düzenlenen geniş bir yükleme alanına yönlendirildi. Yükleme alanından doğrudan çok amaçlı salona ve servis çekirdekleri üzerinden mutfağa, depolara ve sahne arkasına ulaşım sağlandı. Dört adet servis çekirdeği ile tüm yapıya etkin bir servis ağı kuruldu.
Çok amaçlı salon, spor, kongre, konser, düğün ve festival gibi çok farklı etkinliklere hizmet edebilecek şekilde planlandı. Farklı tip ve kapasitelerdeki teleskopik tribünler bu çeşitlilik göz önüne alınarak yerleştirildi. Spor aktiviteleri için parselin güneydoğusunda sporcu girişi ve otoparkla birlikte soyunma odaları ve ekipman depoları tasarlandı. Konser ve kongre etkinlikleri için sahne +3,00 kotunda konumlandırıldı; sahne arkası birimleri, konuşmacı ve sanatçı girişleri ile entegre edildi. Çok amaçlı salon, dışarıda yer alan etkinlik çayırına yarı açık bir mekân aracılığıyla taşabiliyor; salon fuayesi ise yüksek tavanlı yapısıyla sergi, kokteyl gibi etkinliklere imkân veriyor.
Kongre salonu +7,00 kotunda konumlandırıldı ve gerektiğinde iki salona bölünebilecek esneklikte planlandı. Aynı zamanda kayar doğrama ve uygun yapısal düzen sayesinde çok amaçlı salonla birleşerek bütüncül bir salona dönüşebilmektedir. Servis ve sahne arkası birimleri salonun her iki ucunda çözümlenmiştir. İç avluya yönelen fuaye, hem aydınlık bir iç mekân sunar hem de doğal havalandırmaya olanak verir. Servis çekirdekleri fuayeye de hizmet verecek biçimde konumlandırılmıştır.
Araçlı ziyaretçiler için otopark erişimi, yapı servis alanlarıyla kesişmeyecek şekilde arka yoldan verilmiştir. Yapının altında 2 katlı bir otopark düzenlenmiş; bu sayede hem kapalı alanda gerekli araç kapasitesi sağlanmış hem de zeminde daha fazla yeşil alan bırakılmıştır. Bodrum katta yer alan lobi aracılığıyla ziyaretçilerin ticari birimlere yönlendirilmesi, kullanım yoğunluğunu çeşitlendiren ve ekonomik sürdürülebilirliği destekleyen bir strateji olarak değerlendirilmiştir.
Date:
2025